Bir Canavar Nasıl Yaratılır : Frankenstein’ın Ardındaki Bilim

Frankenstein ya da Modern Prometheus, edebiyat tarihinin bilinen ilk bilim kurgu kitabı olarak geçer. Victor Frankenstein aylar süren ve önce simya ile başlayıp ardından kimya ve biyolojiye evrilen çalışmalarının sonunda yaşam özünü bulduğunu fark eder ve 2 yıllık bir çalışmanın sonunda canavarını yaratır.

Marry Shelly bu canlanışı şöyle tarif eder: ‘Uzanmış yatan korkunç çirkinlikte bir adamın hayalini gördüm, sonra güçlü bir motorun harekete geçmesiyle yaşam belirtileri göstermeye, tutuk, yarı yaşamsal hareketlerle kasılmaya başlayışını gördüm. Başarısı öğrenciyi dehşete düşürecek; korku içinde iğrenç yapıtından kaçacaktı. Tüm bunların hayal olmasını arzu eden genç adam yaratığın ölmesini arzu eder. Uyandığında başucunda o korkunç yaratık endişeli gözlerle ona bakmaktadır.’

Günümüz teknolojisi ve biyolojik çalışmaları sonucunda henüz bir cesede hayat vermenin ya da ölü birini diriltmenin mümkün olmadığı biliniyor ve Victor Frankenstein’la canavarının öyküsüne yalnızca bir bilim kurgu kitabı olarak bakıyoruz ancak kitabın yazıldığı dönemde durum tam olarak böyle değildi.

Avrupa’da Aydınlanma Çağı 17. Yüzyılda başladı ve 18. Yüzyılın sonlarına doğru benimsendi. Bundan önce din merkezli ve akılcı düşünceyi yanlış ve gereksiz bulan bir düşünce yapısı varken Aydınlanma Çağı’yla bilimsel düşünce ön plana çıktı. Marry Shelly’nin kitabı yazışı da tam bu dönemlere denk geliyor.

Bilim kurgu eserleri kaynağını salt hayal gücünden almaz, dönemin bilimsel ve teknolojik gelişmelerinin hayal gücüyle harmanlanmasından doğarlar. Peki Frankenstein Canavarı’nın ardında yatan bilimsel gerçekler ne?

Elektrik ve Frankenstein Canavarı’nın Doğuşu

1800’lü yılların başlarında İtalyan bilim insanı Luigi Galvani kassal hareketlerin ardında yatan elektriksel dengeyi fark etti ve galvanik akım diğer adıyla doğru akım kullanarak dissekte ettiği bir kurbağa bacağının hareketini sağladı. Bu teknik şu an sağlık alanında neredeyse her gün kullanılan bir teknik olsa da dönemine göre büyük bir bilimsel gelişmeydi.

Galvani’nin yeğeni Giovanni Aldini de idam edilmiş kişilerin cesetleri üzerinde deneyler yaparken aynı prensibi bir insan bedeni üzerinde uyguladı. Bu sıralarda mezar hırsızlığı popülerleşti ve kayıt dışı denemeler olduğu düşünülüyor.

Hatta aynı dönemde bu yöntemler kullanılarak halka açık gösterimlerle cansız hayvanların uzuvları hareket ettiriliyordu. Bu gösterileri uygulayanlardan biri de ilk pili icat eden Alessandro Volta.

Bu uygulamalardan kitapta tam olarak bahsedilmiyor ancak Canavar’la ilgili verdiği ayrıntılar vasıtasıyla Shelly’nin bu uygulamalardan haberdar olduğunu ve dönemin bilimsel gelişmelerini yakından takip ettiğini söyleyebiliriz.

Doku ve Organ Nakli

Kitapta geçen bilimsel işlemlerden bir diğeri doku ve organ nakli.  Kitabın yazıldığı dönemde organ nakli fikri popüler olmasa da kendi örneklerini depolayan bilim insanları vardı ancak bu örneklerin depolanması sorun oluşturuyordu. İlk denemeler cıva gibi ağır metallerin içinde saklanması yönündeydi, daha sonraysa günümüz tekniklerine daha yakın olan alkollü içkiler kullanılmaya başlanıldı.

Shelley’nin kitapta tarif ettiği şekliyle Canavar sarımsı ve birbiriyle çok da uyum halinde olmayan dokularla bezenmişti.

Shelley’nin bir canlı yaratma fikrinin o dönemde gerçekten uygulamaya koymaya çalışan kimseler olsa da çabaları sonuçsuz kaldı ancak günümüzde üretilen ve  gelecekte üretilecek olan robotların en ilkel hali Victor Frankenstein’ın Canavarı olabilir.

Şeyma Sürücü



Hakkımızda

Bilimya sitesi, İbni Sina Sağlık Derneği’nin öncülüğünde kurulmuş bir popüler bilim sitesidir. Sitemizde paylaşılmış tüm yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Sitemizdeki hiçbir yazı kaynak belirtmeksizin başka bir platformda paylaşılamaz.



Bizi Takip Edin


@2020 Tüm Hakları Gizlidir.