Duygularımız da Beynimizin Ürünü! 

 

Düşünme biçimlerimizi hep duygusal veya akılcı olarak ayırmışızdır. Ancak duygularımızın da beynimizin ürünü olduğunu hesaba katmadan!

 

 Beynin üç katmanı vardır: Sürüngen beyin, limbik sistem (duygusal beyin) ve neokorteks (düşünen beyin). Sürüngen beyin ve limbik sistem, insan beyninin en eski olan bölümleri, neokorteks ise beynin en son gelişmiş kısmı, yani diğer bir tabirle “yeni beyin”.

 

 Üç Beyin

 

Duygularımız, aynı zamanda canlıda içgüdüsel davranışlar, üreme, öfke, savaşma, kaçma ve hayatta kalma gibi temel hayvani dürtüleri de oluşturan Limbik sistem tarafından üretilir. Bu sistemin ismi Latince’de “sınır-kenar” anlamına gelen “limbus” kelimesinden gelir. İlk defa 1878 yılında Paul Broca tarafından “le grand lobe limbique” olarak adlandırılmıştır.

 

Limbik sistem, beynin derinliklerinde bulunan ve temelde duygu ve davranışların düzenlenmesi, uzun süreli hafıza, motivasyon ve koku duyusunun işlenmesinden sorumlu beyin bölgelerinin ortak adıdır. Beynin ödül merkezi de burada bulunur. Beynin anatomik olarak ortasında ve beyin sapına doğru uzamış, serebrumun içindeki yapıdır ve beden sistemlerini düzenleyen beyin sapıyla üst düzey bilinci kontrol eden serebral korteks arasındaki bağlantıyı kuran bir köprü görevi de görür.

 

Limbik Sistemin Bölümleri

 

Limbik sistem hipotalamus, amigdala, talamus ve hipokampüs yapılarından meydana gelir. Amigdala ve hipokampüs duygular ile ilgili durumlarda rol oynayan kısımlardır.

 

Limbik Sistemin Bölümleri

 

Hipotalamus endokrin sistemini (hormon salgılanması), otonom sinir sistemini (nefes almak, sindirim, kalbin atması, tükürük, terleme gibi bizim kontrolümüzde olmayan yaşamsal fonksiyonlar) ve uyku döngüsünü düzenliyor. Başlıca görevleri beslenme, cinsellik, vücut ısısı ve biyolojik saatin düzenlenmesidir.

Amigdala beynin olası tehlike anında işleri otomatik olarak ele alan kısmı. Stres hormonları salgılayarak vücuda acil alarmı veriyor. Öfke, şiddet, korku, kaygı gibi olumsuz duyguların merkezidir.

Talamus koku alma duyusu hariç, tat alma, görme, işitme ve dokunma gibi diğer duyu organlarından sorumludur.

Hipokampüs ise kısa ve uzun süreli bellekten sorumludur.

 

Peki Limbik Sistem Niçin Bu Kadar Önemli?

 

Kabaca ifade etmek gerekirse Limbik Sistem hayata karşı bakış açımızı oluşturuyor. Biz yedi yaşına gelene kadar nöronların arasındaki iletişim sabitleniyor ve biz hayatla ilgili iyi, kötü ve nötr hislerimize dayanarak belli çıkarımlara varıyoruz. Çocukken belirlenen bu çıkarımlarda elbette bizi büyüten yetişkinlerin bizimle kurdukları iletişim, bize öğrettikleri, bizi yetiştirme biçimleri, ve onların inançları ile çıkarımları son derece etkili. Bu yargılar sonucunda daha biz küçükken yaşam algımız, kök inançlarımız, davranışlarımız ve hayata yaklaşımımız belirleniyor. Bundan dolayı uzmanlar bir insanın kişiliğinin oluşumunun 7 yaşlarına kadar tamamlandığını söylüyor. 

 

Limbik sistemin çalışma prensibi ise kolaylık üzerine kurulmuş diyebiliriz. Limbik sistem zor olan, çaba isteyen, acı veren veya bizi konfor alanımızdan çıkartan herhangi bir şeyden uzak durmak istiyor. En basit yolu seçmek istiyor.

 

 Bazı kişilerin “mantıksız ya da aşırı duygusal” olarak adlandırılması o kişilerde limbik sistemin ağır basması yüzündendir. Saçma olsa bile, sonrasında kötü sonuçlar doğuracak olsa bile en kolay olanı, en keyif vereni seçme dürtüsü onları esir almıştır. Bir şeyin üstüne düşünmek, onu araştırmak istemezler. Çünkü bunları yapmak onları yoracaktır. Düz yoldan hayatlarını idame ettirmeye çalışırlar. 

 

Aynı zamanda alışkanlıklardan özellikle kötü olanlardan vazgeçememenin önündeki engel de limbik sistemdir. Vazgeçemediğimiz alışkanlıklar bize haz verdiğinden limbik sistem onları bırakmamızı önler. 

 

Aslında bazı zamanlar çoğumuzun limbik sistemin esiri olduğunu inkar edemeyiz.

 

Bunu bir örnekle açıklamak gerekirse şunu söyleyebiliriz: Sosyal medyada, internet ortamında birçok yalan haber ortaya çıkar ve binlerce, belki milyonlarca görüntülenir ve paylaşılır. Kimse doğruluğunu sorgulamaz, araştırmaz yayılır da yayılır. Mantıklı, bilgili, sorgulayıcı olarak tanımladığımız kişiler bile bir bakmışız yalan haberlere inanmış, hatta savunuyor. Sonrasında bu haberin doğru olmadığı söylenip paylaşılsa da yalan haber kadar ilgi görmüyor. Çünkü yalan haberler bizi tam limbik sistemimizden vuruyor. İşte bu, herkesin limbik sisteme yenilebileceğinin açık bir göstergesi.

 

Limbik sistem duygularımızın ve dürtülerimizin kaynağı olan bir yaratık olarak vücudumuzda yaşıyor.

 

Yazan: Mualla KAVAK

Kaynak:

http://noroblog.net/2019/08/03/limbik-sistem-nedir/

https://livetobloom.com/limbik-sistem-ile-bilincalti-duygularinin-kesfi/

Mualla Kavak

Life - long student.



Hakkımızda

Bilimya sitesi, İbni Sina Sağlık Derneği’nin öncülüğünde kurulmuş bir popüler bilim sitesidir. Sitemizde paylaşılmış tüm yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Sitemizdeki hiçbir yazı kaynak belirtmeksizin başka bir platformda paylaşılamaz.



Bizi Takip Edin


@2020 Tüm Hakları Gizlidir.