İnsanlar Dünya’nın Manyetik Alanını Hissedebilir

“İnsanlar Dünya’nın manyetik alanını hissedebilir. Beyin görüntüleme çalışmaları sonucunda insanların jeomanyetik alan hassasiyetine sahip olduğuna dair ilk somut nörolojik kanıtlar elde edildi.”

İnsanların manyetik alan duyusu var mı? Biyologlar hayvanların davranışlarını izlediklerinde manyetik alanın arılar, kaplumbağalar ve kuşların dünyada gezinmelerine yardımcı olduğunu görürler.

Bilim adamları, insanların manyetik alana hassasiyetlerinin olup olmadığı üzerine çalışmalar yaptılar. Yıllarca yapılan çalışmalarda insanlardaki bu özelliği göstermek için olumlu raporlar ile başarısızlıklar arasında, sonsuz bir tartışma var.

Sonuçların bu kadar karışık olmasının sebebi, katılımcıların davranışsal kararlarına dayanmasından kaynaklanıyor olabilir. Eğer insanlar manyetik bir duyuya sahiplerse, günlük deneyimler bunun çok zayıf kalıyor olabilir ya da bilinçaltının derinliklerinde olduğunu gösterir.

Bu tür zayıf izlenimler karar vermeye çalışırken kolayca yanlış yorumlanabilir. Bu yüzden araştırma grupları – jeofizik biyolog, bilişsel nörolog ve nöromühendis de dahil olmak üzere – başka bir yaklaşım denediler. Bulunan şey, insanların jeomanyetik bir algıya sahip olduğuna dair ilk somut nörolojik kanıtları sağlıyor.

 

Biyolojik Jeomanyetik Duyu Nasıl Çalışır?

Dünya, gezegenin sıvı çekirdeğinin hareketi tarafından oluşturulan bir manyetik alanla çevrilidir. Bu yüzden manyetik bir pusula kuzeyi işaret eder. Dünya’nın yüzeyinde, bu manyetik alan oldukça zayıftır, buzdolabı mıknatısından yaklaşık 100 kat daha zayıftır.

Dünya üzerindeki yaşam, gezegen yüzeyi boyunca yoğunluğu ve yönü değişen jeomanyetik alana maruz kalmaktadır.

Son 50 yıl içinde bilimsel çalışmalar bakteri, protist ve yüzlerce organizmalar ile beraber hemen hemen tüm hayvanların bu jeomanyetik alanı tespit etme ve bunlara yanıt verme yeteneğine sahip olduğunu göstermiştir. Bazı hayvanlarda – bal arıları gibi – jeomanyetik davranışsal tepkiler ışık, koku veya dokunma tepkileri kadar güçlüdür. Biyologlar, balıklar, amfibiler, sürüngenler, çok sayıda kuş ve balinalar, kemirgenler, yarasalar, inekler ve köpekler dahil olmak üzere çeşitli memelilerden oluşan omurgalılarda güçlü tepkiler tespit ettiler – köpeklerin ise gizlenmiş bir mıknatıs çubuğunu bulması için eğitilebileceğini keşfettiler. Tüm bu durumlarda hayvanlar jeomanyetik alanı, görme, koklama ve işitme gibi diğer ipuçlarıyla birlikte, hedef arama ve navigasyon yeteneklerinin bileşenleri olarak kullanmaktadır.

Şüpheciler, Dünya’nın zayıf jeomanyetik alanını güçlü sinir sinyallerine çevirebilecek biyofiziksel bir mekanizma olmadığı için bu bulgular hakkında ki kararlarını erken vererek reddettiler. Bu görüş, canlı hücrelerin ferromanyetik mineral manyetitinin nanokristallerini oluşturmak için hassasiyete sahip olduğu keşfiyle önemli ölçüde değişti – daha basit ifadeyle küçük demir mıknatıslar üretebiliyorlardı. Manyetitin biyojenik kristalleri önce bir yumuşakça grubunun dişlerinde, daha sonra bakterilerde, daha sonra protistler gibi çeşitli organizmalarda, daha sonra böcekler, balıklar ve insan beyninin dokuları dahil olmak üzere memeli hayvanlarda görüldü.

Yine de bilim adamları, insanları manyetik olarak hassas organizmalar olarak görmediler. Ellerinde bazı ipuçları vardı ama yeterli kanıt yoktu. Bunun için araştırmaları derinleştirdiler.

Manyetik Alanın Tespiti

Caltech’teki insan manyetoresepsiyon test odasının şematik çizimi.

Yeni bir çalışmada, 34 katılımcıdan sadece bir saat boyunca karanlık test odasında sessizlik içinde tek başlarına oturmaları istendi. Bu şekilde beyinlerindeki elektriksel aktiviteyi elektroensefalografi (EEG) ile doğrudan kaydettiler. Katılımcıların hepsi manyetik alan değişimlerinden ve beyin tepkilerinden habersizdi. Tüm deney boyunca hiçbir şey hissetmediler ama altında beyinleri çok çeşitli farklılıklar ortaya koydu. Bazı beyinlerde neredeyse hiç reaksiyon görülmezken, bazılarında ise manyetik alan değişiminden sonra normal boyutlarının yarısına kadar küçülen alfa dalgaları vardı.

Bu gizli reaksiyonların insan davranış yetenekleri için ne anlama gelebileceği hala gizemini koruyor. Güçlü ve zayıf beyin tepkileri navigasyon kabiliyetindeki bir çeşit bireysel farklılıkları mı yansıtıyor? Zayıf beyin yanıtları olanlar bir tür eğitimden yararlanabilir mi? Ya da güçlü beyin tepkileri olanlar manyetik alanı hissetmek için eğitilebilir mi? Manyetik alan hassasiyetimiz artırılabilirse yönümüzü navigasyon yardımı olmadan bulabilir miyiz? Bu soruları cevaplandırmak için henüz çok erken. Manyetik hassasiyetimizin kapsamı keşfedilmeyi bekliyor.

 

Kaynak: https://www.discovermagazine.com/planet-earth/humans-can-sense-earths-magnetic-field-brain-imaging-study-says

Çeviren: Beyza Zeynep Kurt

Beyza Zeynep Kurt



Hakkımızda

Bilimya sitesi, İbni Sina Sağlık Derneği’nin öncülüğünde kurulmuş bir popüler bilim sitesidir. Sitemizde paylaşılmış tüm yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Sitemizdeki hiçbir yazı kaynak belirtmeksizin başka bir platformda paylaşılamaz.



Bizi Takip Edin


@2020 Tüm Hakları Gizlidir.