Turistler İçin Mars Rehberi: Gezilecek 8 Yer

Mars’a taşınmamızın söz konusu olduğu şu çağda, Mars turistleri için etkinlik rehberi de yapılmış durumda. İşte Mars’ın gelecekteki turistleri için 8 harika öneri!

Gale Krateri ve Sharp Dağı (Aeolis Mons)

Curiosity’i tanıyoruz zaten: Mars’ı keşfetmekle görevli uzay aracı. Curiosity’nin 2012 yılında inişiyle ünlü olan Gale Krateri, Mars’taki eski suyun kapsamlı kanıtlarını da sunuyor bizlere. Curiosity, Gale Krateri’ne iniş yaparken biraz tökezlemişti ve bu zorlu yolculuk boyunca su kalıntıları ile ilgili daha kapsamlı bilgiler edinmemizi sağladı. Daha sonraları Curiosity, Sharp Dağı etrafında da keşif için yola çıktı. Sharp Dağı, Gale Krateri’nin de zirvesi aynı zamanda!

Curiosity’nin heyecanlı olaylarından biri de; bölgedeki karmaşık organik molekülleri birçok kez keşfetmesiydi. 2018 yılında elde edilen sonuçlara göre, bu organik maddelerin 3,5 milyar yıllık kayaların içinde bulunduğu tespit edildi. Aynı zamanda Mars’taki mevsim atmosferinin değişikliğinde metan konsantrasyonlarının da bulunduğu tespit edildi. Peki bu ne demek? Hemen açıklayalım: Metan, mikropların yanı sıra jeolojik olayların üretebileceği bir elementtir, bu yüzden yaşam belirtisi olup olmadığı konusu tekrar açılmış oluyor.

 

Medusae Fossae

Öncelikle bu ismin nereden geldiğini tahmin etmişsinizdir: Yunan mitolojisindeki Medusa, evet. Medusae Fossae, Mars’taki en tuhaf yerlerden biri. Hatta bazı insanlar bir çeşit UFO kazasının kanıtı olduğunu düşünüyorlar. Amerika Birleşik Devletleri büyüklüğünün beşte biri kadar büyük bir volkanik depozit kendisi. Hala nasıl oluştuğu konusunda net bir bilgimiz yok malesef.

2018’de yapılan bir araştırma, formasyonun 500 milyon yıldan fazla bir süredir yüzlerce kez meydana gelen son derece büyük volkanik patlamalardan oluşmuş olabileceğini öne sürdü. Bu patlamalar, volkanlardan sera gazları atmosfere sürüklendikçe Kızıl Gezegenin iklimini ısıtan kaynaktı aynı zamanda.

 

En Şiddetli Volkan: Olympus Mons

Güneş sistemindeki en şiddetli volkan: Olympus Mons. NASA’ya göre, Tharsis volkanik bölgesinde bulunan bu volkan; Arizona eyaletiyle yaklaşık aynı büyüklüktedir. 25 kilometre yüksekliği ile Everest Dağı’nın yüksekliğinin yaklaşık üç katı kadar.

Olympus Mons,bir kalkan yanardağdır. Bu özelliği, dağın gelecekteki kaşiflerin tırmanması için muhtemelen kolay seviyede olduğu anlamına gelir, çünkü ortalama eğimi sadece yüzde 5’tir. Zirvesinde, muhtemelen bir patlama sırasında çökmüş magma odalarının oluşturduğu yaklaşık 53 km genişliğinde muhteşem bir alan mevcut.

 

Tharsis Volkanları

Olympus Mons’un etrafında tırmanırken, Tharsis bölgesindeki diğer volkanları ziyaret etmeyi ihmal etmemelisiniz. NASA’ya göre, Tharsis yaklaşık 2500 km genişliğindeki bir bölgede 12 devasa volkan barındırıyor. Olympus Mons gibi, bu volkanlar yeryüzünden çok daha büyük olma eğiliminde, çünkü Mars’ın volkanların daha uzun büyümesine izin veren daha zayıf bir çekim gücü olduğu biliniyor. Bu volkanların iki milyar yıl kadar ya da Mars tarihinin yarısı kadar patlamış olabileceği tahmin ediliyor.

Buradaki resim, 1980 yılında Viking 1’in görüntülediği gibi doğu Tharsis bölgesini göstermektedir. Solda, yukarıdan aşağıya, yaklaşık 25 mil yüksekliğinde üç kalkan volkanı görebilirsiniz: Ascraeus Mons, Pavonis Mons ve Arsia Mons. Sağ üstte Tharsis Tholus adlı başka bir kalkan yanardağı var.

 

Karşınızda En Büyük Kanyon: Valles Marineris

Mars sadece güneş sisteminin en büyük yanardağına değil, aynı zamanda en büyük kanyona da ev sahipliği yapıyor. NASA’ya göre Valles Marineris yaklaşık 3000 km uzunluğunda. Yaklaşık 800 km uzunluğundaki Büyük Kanyon’dan yaklaşık dört kat daha uzun. Aşağıdaki fotoğrafa dikkatli bakarsanız Tharsis Volkanları’nıda görebilirsiniz. ( Sol tarafta)

Araştırmacılar Valles Marineris’in nasıl oluştuğundan pek de emin değiller, ancak birkaç teorileri var. Birçok bilim insanı, Tharsis bölgesinin, Valles Marineris’in büyümesine katkıda bulunduğunu öne sürüyor. Bu iddialara göre volkanik bölgeden geçen lavlar, yer kabuğu yukarı doğru itti, bu da kabuğu diğer bölgelerdeki kırıklarla birleştirdi ve böylece kırıklar, zamanla Valles Marineris’e dönüştü.

 

Kuzey ve Güney Kutupları

Mars’ın kutuplarında biraz farklı bileşimlere sahip iki buzlu bölge vardır. Kış aylarında, NASA’ya göre, hem kuzey hem de güney kutuplarına yakın sıcaklıklar o kadar soğuktur ki, karbondioksit atmosferden yüzeyde buza dönüşür.

Süreç, karbondioksitin atmosfere geri döndüğü yaz aylarında tersine döner. Karbondioksit, kuzey yarımkürede tamamen kaybolur ve bir su buzu kapağı bırakır. Ancak karbondioksit buzunun bir kısmı güney atmosferinde kalmakta. Ayrıca bütün bu buz hareketi, Mars iklimi üzerinde rüzgarlar gibi büyük etkilere neden olur.

 

Hale Krateri: Tekrarlanan Yamaç Eğimi

Tekrarlanan eğim derken şunu kastediliyor: Bir Gezegen veya Ayın yüzeyinde, karanlık veya parlak herhangi bir uzun işaret. Aşağıdaki görsellere bakınca daha iyi anlamlandırabiliriz bu tanımı. Sıcak havalarda dik kraterlerin kenarlarında oluşma eğiliminde olan tekrarlayan eğim çizgileri olarak da açıklayabiliriz.

Bu işlenmiş görüntü; alandaki görünmeyen kısımları da görünür kılan bir fotoğraf teknolojisi ile  NASA’nın Mars Keşif Yörüngesi’ndeki Yüksek Çözünürlüklü Görüntüleme Bilimi Deneyi (HiRISE) kamerasıyla oluşturuldu. Yamaçlardaki bu karanlık özelliklere “tekrarlayan yamaç çizgileri” veya RSL denir. Yine de bu RSL’nin ne olduğunu anlamak biraz zor.

Peki turistler nasıl gezecek burayı? Dürbünle! Evet, şimdilik sadece dürbün kullanarak bu eğimleri gözlemleyebilirler. Çünkü bu alanda zararlı mikropların olup olmadığı belirsiz. Ki bu belirsizlik insanoğlu için tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Eğer bir gün Mars’a giderseniz burayı dürbünle seyretmeniz yeter 🙂

 

Hayalet Kum Tepecikleri

Mars atmosferi azaldıkça su buharlaştığı için bugünlerde çoğunlukla rüzgarla şekillenen bir gezegen. Ancak Noctis Labyrinthus ve Hellas havzasında bulunan “Hayalet Tepeleri” bölgeleri gibi eski sular hakkında olan izlerin peşini sürebiliriz. Araştırmacılar, bu bölgelerin onlarca metre uzunluğundaki kum tepelerini tuttuğunu söylüyorlar. Sonra ise tepeler aşınırken üslerini koruyan lav veya su ile sular altında kalıyorlar.

Tuhaf olan iddia şu: Kumulların korunaklı bölgelerinde saklanan şeyler, tıpkı bir hayalet gibi davranmadıklarında onları süpürecek olan radyasyon ve rüzgardan korunan mikroplar olabilir.

 

Kaynaklar:

https://www.nasa.gov/

https://www.space.com/

Görsel Kaynaklar: 

NASA/MOLA Science Team/ O. de Goursac, Adrian Lark

NASA/JPL

NASA/JPL/USGS

NASA/JPL-Caltech/ASU

ESA

NASA/JPL/University of Arizona

Merve Nur Yaşar

profesyonel öğrenci



Hakkımızda

Bilimya sitesi, İbni Sina Sağlık Derneği’nin öncülüğünde kurulmuş bir popüler bilim sitesidir. Sitemizde paylaşılmış tüm yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Sitemizdeki hiçbir yazı kaynak belirtmeksizin başka bir platformda paylaşılamaz.



Bizi Takip Edin


@2020 Tüm Hakları Gizlidir.